31 Ağustos 2015 Pazartesi

KAHVE DÜNYASI ALIŞVERİŞİ

        Herkese merhabalar,


        Bu yaz daha çok evdeydim, evimi o kadar özlemişim ki hiç dışarı çıkasım gelmedi. Evde olunca da bol bol kahve yapıp içtim, dışarıda olunca içmiyorum sanki! Ama evde olunca ben ciddi miktarlarda kahve tüketiyorum, su gibi içiyorum desem olur olur. Evdeki kahve çekirdeklerini öğütüp pek çok çeşit kahve yaptım, annemin aldığı kahvelere ortak oldum, Cafe Crown'un soğuk kahvelerinden 16'lı 2 kutu bitirdim, extra soğuk kahveler aldım, Nescafe zaten sabit her çeşitinden araya sıkıştırdım, yabancı ülkelerden gelen birkaç çeşit kahve denemesi yaptım, her gün en az bir Türk kahvesi olmazsa olmazımdı, kutu içinde hazır satılan soğuk kahvelere de dadandım, cafelerden aldıklarıma girmiyorum ve son çılgınlığım olan kahve süsleme şablonlarıyla günde 10 kahve süsleyip 5'ini hüplettim. Yok artık diyebilirsiniz tabii, sağlığına zarar verir de dersiniz şimdi. Efendim ben turp gibiyim, bir şey olacaksa da kahveden oluversin..

16 Ağustos 2015 Pazar

SCRIKSS DUO PEN ve DRY HIGHLIGHTER

        Herkese Merhabalar,


        Okul sezonu yavaş yavaş yaklaşıyor, kırtasiye reyonlarında hafiften bir hareketlilik başladı. Bende pek bir hareketlilik yok çünkü önceden ihtiyaç fazlası alışveriş yaparak şimdiki alışveriş haklarımı da doldurmuş bulunuyorum. Şimdilik online alışverişler dışında pek bir kırtasiye alışverişi yapmayı düşünmüyorum. Fakat yapacaklara yardımcı olmayı çok isterim, bu nedenle birkaç ürün tanıtayım dedim. İlk tanıtacağım ürünler Scrikss çift taraflı kalem ve Dry Highlighter fosforlu kalem.
        Scriks çift taraflı kalem ile başlayalım.

14 Ağustos 2015 Cuma

12-IN-1 DECO STAMP (12 DESEN+TARİH BASKISI - DAMGASI)

       
        Başlığa bakınca ne demek istedi bu kız diyebilirsiniz. Cidden bu yazıya ne başlık atacağımı bilemedim ve ortaya böyle bir şey çıktı. Anlatmak istediğim resimde gördüğünüz pembe 'stamp (damga)'. Öncelikle şöyle bir sıkıntım var, Türkiye'de stamp a ne deniyor; baskı, damga, mühür? Ben stamp diyorum, yabancılar daha çok kullandığı için ve satın alırken de, bunlarla bir şeyler yapanlara bakarken de stamp kelimesini sıkça gördüğüm hatta stamp dışında bir kelime görmediğim için stamp kelimesine alışmış bulunmaktayım. Ülkemizde stamp pek yaygın değil, bu nedenle de ne denilir bilemiyorum. Her neyse ben stamp demeye devam edeceğim henüz damga,baskı ya da mühüre alışabilmiş değilim. En uygun kelimenin hangisi olduğu konusunda bana yardımcı olursanız da çok sevinirim.

        Konuyu daha fazla uzatmadan yeni aldığım stamp a geçiyorum. Stamp ı Aliexpress'den aldım, bir önceki yazımda ürünün fiyat ve linkini bulabilirsiniz.

11 Ağustos 2015 Salı

ALIEXPRESS ALIŞVERİŞİ 3

       

        Güne Ptt'nin kapımızı çalmasıyla uyandım, zaten gelmelerini bekliyordum fakat 5 kargomun da aynı anda gelmesini beklemiyordum. Pttci amca beni tanıyor, biriktirip getirmek istedi herhalde. :) Ürünlerimi satın alalı bir ay oldu, eksiksiz olarak hepsi elime ulaştı. Aliexpress'i merak ediyorsanız ya da sorularınız varsa Aliexpress hakkında yazdığım yazımı okuyabilirsiniz, tık.
        Aldığım ürünler her zaman ki gibi kırtasiye ağırlıklı, bunun dışında hoşuma giden 2 takı ve birkaç ıvır zıvır da aldım. Haydi fiyat ve linkleriyle aldığım ürünleri inceleyelim:

10 Ağustos 2015 Pazartesi

GÜNEY KORE İLE MEKTUP ARKADAŞLIĞI (PART 3)

       Yağmurlu bir günden herkese merhabalar,


        Güney Kore ile mektup arkadaşlığı konusuna 3. kısımla devam ediyorum. İlk kısımda gönderdikleri eşyaları, ikinci kısımda mektupları göstermiştim. Bu kısımda ise gönderdikleri yiyeceklerden bahsedeceğim. Bu güne dek pek çok yiyecek aldım Kore'den fakat bir süre sonra kaplarını saklamayı bıraktım, resimde gördükleriniz sakladıklarım veya yiyemediklerim.
        Aslında Kore'den yiyecek almak beni çok mutlu etmiyor, abur cubur konusunda vasatlar ve bazı ürünlerinde domuz yağı vs. si çıkabiliyor. Bunu en yakın arkadaşlarım bildiği için artık yiyecek yollamıyorlar; kahve, çay ve şeker hariç. İlk mektuplaştığım zamanlar bu yiyecekler beni çok heyecanlandırıyordu fakat yiyemediğimde ya da tadını sevmediğimde üzülüyordum, böylelikle zamanla yiyeceklerine olan heyecanım da kayboldu gitti. Ürünlerin ambalajlarını çok beğendim, bu konuda başarılı olmaları kaçınılmazdı zaten; bazen arkadaşlarıma ambalajlarını hediye ediyorum, çok hoşlarına gidiyor. :)
        Ürünler üzerinden anlatayım biraz da;

9 Ağustos 2015 Pazar

GEZİ ALIŞVERİŞİ: KIRTASİYE, DERGİ, KAHVE VE IVIR ZIVIR.


        1 haftalık bir geziye çıkılır da hiç Şeyma birşeyler almadan durur mu? Tabii ki durmaz!
        Eskişehir gezim sırasında bir kitapçıya uğradık, Porsuk nehrinin kenarında, kafelerin arasında bir kitapçıydı. Öylesine girdiğimiz bu yerde beni çok heyecanlandıran birşey buldum; eski dergiler! Fiyatları 2 ile 3 Tl arasında değişen çeşit çeşit dergi vardı burada. Büyük bir iştahla saldırdım raflara; Atlas'ın eski sayıları, Gezgin'in eski sayıları, National Geographicler.. Beni en çok mutlu eden ise National Geographic 1995 September ve January sayıları oldu. Benle aynı yaşta olan, orjinal dilinde National Geographic bir Nat Geo sever için ne ifade ediyor bilemezsiniz. Gerçekten çok mutlu oldum, umarım bu dergilerden daha çok bulabilme fırsatım olur. İşte benim kıymetli dergilerim:

GEZİDEN NOTLAR

        Dopdolu ve musmutlu geçen bir haftanın sonundan herkese merhabalar,


        Öncelikle gezi arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum. Feyza benim liseden arkadaşım, Betül ise Feyza'nın üniversiteden arkadaşı. Feyza birkaç yıl önce tanıştırdı Betül ile beni ve çok yakın iki arkadaş olduk onunla. Geçen sene Kore'den arkadaşım geldiğinde İstanbul'u gezebilmemiz için yardımcı oldu Betül bana, onu ilk kez o zaman gördüm. Betül, İstanbul'da oturuyor ve ikinci kez görüşebilmemiz için geçen Cumartesi günü(1 Ağustos) bize geldi, iyi ki geldi, hoşgeldi!!
        İlk gün Betül ile o kadar çok sohbet ettik ki, bir yıllık bir sohbetti bu. Birlikte yemek ve tatlı yaptık. Sohbet ederek günü sonlandırdık ve sabah erkenden Feyza'nın evine doğru yollara düştük. Feyzalarda ki nefis yemeğin ardından doğaya, ormanlara doğru rota çizdik. O kadar iyi geldi ki bu doğa gezisi bize, ruhum huzur ve mutlulukla doldu. Dağ çilekleri, çilek tarlaları, ağaçlar, çiçekler, böcekler.. Feyzalarda üç gün kaldık, herşeyiyle çok güzel bir üç gündü; Feyza ve ailesi bu dünyanın en misafirperver ailesi olduğu için mükemmel bir üç gündü desem az kalır galiba. Daha sonra benim evime geldik ve Eskişehir gezisine çıktık. Odunpazarı Evleri, Balmumu müzesi, Kanatlı Avm, Kitapçılar, Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı, Carrefour Avm. Sabah 8'de başlayan gezimiz akşam 9'da bitti. Çok güzel, tam planlandığı gibi geçti fakat oldukça da yorucu bir gündü. Son gün yani Cuma gününü evde dinlenerek geçirdik ve Cumartesi 4'de Betül yola çıktı, 7'de Feyzanur gitti.
          Bana dünyalar kadar güzel anılar bırakıp gittiler. Şu an odada yanlızım ve sessizlik içinde oturuyorum. Bir yerden Betül'ün sesi gelicek, Feyza bir İngilizce kelimenin anlamını sorucak diye bekliyorum. İnsan güzel şeylere ne çabuk alışıyor ve o zamanların değerini yanlız kalınca daha çok anlıyor...
          Üzülmüyorum çünkü bu bir son değil, başlangıcımızdı. Daha güzel günlerde daha güzel zamanlar geçirmek üzere görüşürüz kızlar, bunu bekliyor olacağım...